GÜNEY KORE

Güney Kore’de COVID-19

BU İNSANLAR VİRÜS KRİZİNİ NASIL YÖNETİYOR ALLASEN?

Hey!yogiyooo!

En son selamlı giriş yazımdan sonra bir müddet yazışamadık. Yer yerinden oynadı resmen o arada.
İlk genişçe yazdığım yazımın konusu da manidar.COVID-19.. Tarihe düşülecek şu günlere mini bloğuma da anı bırakayım. Hem neler oluyo bu süreçte Güney Kore’de, nasıl Dünyaya örnek bir kriz yönetimi yolu izledi az da olsa fikir olmuş olur. 

Pandemi daha Çin’den yeni çıkmış, ben tehlikeden bihaber, annemgil “dikkat et yavrum, oralarda salgın haberleri duyduk” diyor. Ben ise o neemiş öyle diye haberlere bakıp tanışıyorum coronavirüsle.  
Çin’deymiş  madem, kendileri de çözümünü bulur diyorum. Ne bilirdik kilometrelerce öteden dünyayı altüst edecek. Geldiğimiz durumda tüm dünya telaş içinde, ne yapacağını şaşırmış, aciz halde..

Ailem, Türkiye’deki yakın çevrem birkaç ay öncesinde benim için endişelenirken, bu son haftalarda maalesef ben de Türkiye için endişelenir oldum. Güney Kore, Çin ile jeopolitik  konum olarak birbirine yakın olduğundan, ve daha önceleri de MERS gibi salgınlardan ders çıkararak daha başlardan beri ciddi tedbirli bir yol izledi. Şu sıralar salgın kontrol altına  alınmış durumda çok şükür. 

Kore’de virüs o kadar da ciddi değil derken Şubatın sonlarına doğru Daegu şehrinde -31 nolu vaka- taşıyıcı teyzeden virüs hızla yayılmaya başlıyor. Çünkü taşıyıcı teyze Shincheonji tarikatına bağlı  kilisede ayine katılıyor, bitmiyor, grupcanak Seul şehrine geziye geliyorlar (hem de burnumun dibine. Aman Ya Rabbim). Dolanıyorlar oraları buraları. Velhasıl o gün bugündür acil alarm her dakika. Daha önce teyzenin adım attığı her yer herkese bildirildi ve o alanlardan uzak durulması söylendi. Üst düzey önlemler alındı, şüpheli taşıyıcılar anında teste tabi tutuldu. Şehir, daha fazla sıçramaya mahal vermeden karantinaya alındı. Karantinaya alınmamış diğer şehirlerde de insanların olabildiğince evlerinden çıkmaması gerektiği her fırsatta anlatıldı. Bildiğiniz gündem sadece Covid-19du.

Devlet her yeni bilgilendirmeyi vatandaşların telefonlarına acil alarm şeklinde gönderdi demiştim ya hani, bakın resimle bir örnek göstereyim. Milyon tane bildirim geliyo.. tamam diyosun ya tamam. Keyfine dışarı adımımı atarsam nolayım. Ay yeminle bak şu yazıyı yazarken bi tane daha geldi. Ölüm siren sesi gibi bu da her defasında ödüm kopuyo. 

“Şu semtte covid-19 şüphelisi çıktı, oradan uzak durun”
“ Bilmem hangi mekanda coronavirüslü bulunmuş, o mekana gitmiş olanlar 14gün evlerinden ayrılmasın“
“ Ellerinizi iyi yıkayın, kendiniz ve sevdikleriniz için mecbur olmadıkça dışarıya çıkmayın”
“Odanızı, iş yerlerinizi havalandırın, dezenfektan kullanın, 2m sosyal mesafenizi koruyun” gibi gibi bilgilendirmeler oluyor bu gelen bildirimlerde. 

Açıkçası bu krizde Güney Kore’de öyle marketlerde bir kıtlık yaşamıyoruz. Haberlerden dünyanın durumuna bakılırsa burada ne makarnamız bitti ne de tuvalet kağıdımız (bi mübarek maskelerde kısa bir kriz yaşadık. Herkes onar onar almış sağ olsunlar, o da çok şaşırtmadı zaten. Koreliler olur olmadık her durumda deli gibi maske kullandıkları için 😀 ). Nisan ayındayız ama sokağa çıkma yasağı -devlet tarafından- ilan edilmedi. Devlet tarafından diyorum çünkü virüs yayılma alarmı verir vermez tedbirler alınmaya başlandı. Halk müthiş şekilde bilinçlendirildi. İnsanlar olabildiğince çıkmıyor, toplu taşımalarda, marketlerde, bankalarda, yollarda sürekli dezenfektanlar, hele maskesiz olanın vatandaşlığını elinden alcaklar neredeyse (asdkjskfk) bi daha parantez ( bu random gülmenin bi hastalık olduğuna kanaat getirdim. Kendimi tutamıyorum). Coronavirüs testi vakit kaybetmeden başvuran herkese uygulanıyor. Falan falan… 

Yurtdışına giriş-çıkış yapanlar içinse, yolcular havaalanlarında aşırı titiz şekilde karşılanıyor. Aile yakınları kesinlikle gideyim de karşılayayım diyemiyor. Yolcular havaalanından eve özel araç veya ambulansla gidiyor. Kesinlikle dışarıyla temas eeen aza indirilmeye çalışılıyor. Bir de  havaalanına varır varmaz coronavirüs bilgilendirmesi yapıldıktan sonra, benim en çok ilgincime giden şey, telefonlara korona GPS takibi uygulaması yüklüyorlar havaalanında. Yurda yeni giriş yapan vatandaş 14gün karantina süresince bu GPSle takip ediliyor. GPS kesilse veya evden uzaklaşsa polis kapıya dayanıyor.
Bu nasıl bişeydir Tanrım.


Şimdi bu kadar tedbire rağmen kimsenin garantisi yok aslında. Herkesin yapması gereken tedbirli davranıp, bu meseleyi dış güçlerin oyunu olarak görmeden ciddiyetle nasıl en az hasarla atlatırım onu düşünerek hareket etmek. Ben bazı günler bu salgın yüzünden kendimi bi korku filmi sahnesinde hissetmiyor değilim.
Geçen aydan beri her gün eczane eczane dolaşıp maske aradım taradım da bizim bu çevrede hiç bir yerde yok. 

Devlet artık maske stoklarını kontrol altına alabilmek için gün gün doğum tarihine göre ve bir kişi haftada sadece iki tane alabilecek şekilde bir düzenleme getirdi. 
Pzt doğum tarihinin sonu 1 ve 6 ile biten vatandaşlar,
Salı 2 ve 7 ile bitenler vs bu şekilde kendi gününüz geldiğinde kimliğinizle uygun fiyata eczanelerden alabiliyorsunuz. (Tabi yetişebilirseniz) 
Her defasında elim boş döndüm. Geçen gün yine günlük rutinimi yerine getirmek üzere eczane eczane dolaştım ve bulamadım. Şaşırdım mı? Zerre hayır ajdkshjs

Sonra canım, çok sevgili en sevdiğim, hele bu hediyeden sonra daha bir sevdiğim üniversiteden canım Koreli kankim bu can çekişlerimi görünce dayanamadı herhalde ahahha kendi iş yerinde kutuyla sipariş etmişler. Sen bu paketi al dedi (yok ağlamıyorum. Gözüme maske kaçtı)

Böyle zamanda gelebilecek en güzel hediyeydi benim için hahah
hemide bi pakette beş taneeee!! Allaaaaa yaşadım 🤪
Yani bu dönemde demem o ki seven sevdiğine maske hediye etsin akdjskjs

*Ay bu yazı niye böyle destan oldu ya. Tutamadım kendimi. İnşallah fenalık geçirip bayılmazsınız okurken

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *